23.03.2021, 15:17

SÖZE KIYMET KAZANDIRAN ŞAHSİYET: MUHSİN YAZICIOĞLU

Türk Dil Kurumu’nun söz kelimesine verdiği anlamlardan bir tanesi “Bir duyguyu, bir düşünceyi eksiksiz olarak anlatan sözcük ya da sözcük dizisi” (1) şeklindedir. Sözcük ya da sözcük dizeleriyle diğer insanlarla ilişki kurulur. İlişkinin ve iletişimin niteliği bakımından sözlerin, cümlelerin içinin dolu olması gerekir. ‘Laf olsun torba dolsun’ cinsinden sözlere lakırtı denir ki kimse nezdinde kıymeti olmadığı gibi edeni de değersizleştirir.

Sözün kıymetini vurgulamak için Yunus Emre’nin dünya durdukça değerinden kaybetmeyecek,

“Söz ola kese savaşı
Söz ola bitüre başı
Söz ola agulu aşı
Balıla yağ ide bir söz”

şeklindeki ifadelerine sıklıkla gönderme yapılır. “Söz olur savaşı sona erdirir, söz olur yarayı iyileştirir, söz olur, zehirli aşı bal ile yağ eder” mealindeki bu ifadeler sözün ne kadar önemli sonuçları olabileceğini anlatmak bakımından oldukça manidardır. (2)

Söz, hiç şüphesiz öncelikle içeriği itibariyle değerlendirilir. Bu manada muhatap sözü, sarf edeninden bağımsız olarak değerlendirir. Yalnız söz, sarf edeniyle birlikte teraziye çıkarılan bir mefhumdur. Bu durumda içerik kadar söyleyenin sıkleti de tartılır.

Sözün anlamı ile söyleyenin eylemleri arasındaki makas ne kadar açıksa, muhatabında o oranda etki yapmaz. Emredici ve yerine getirilmediğinde bir yaptırımı olsa bile muhatap hiç tınmaz, bir kulağından girip ötekinden çıkar, gider. Bu demektir ki beklenen etkinin doğması için sözün içeriğiyle söyleyenin hali uyumlu olmalıdır. Aksi durumda konu Ömer Hayyam’ın

“Lâkin bir lafa bakarım laf mı diye,                                                                                                                                                                    Bir de söyleyene bakarım adam mı diye”

dillendirilen rubaisinin (?!) alanına girecektir. (3)

Söz ile söyleyen arasındaki bu bağıntıda hangisi daha baskındır? Sözün manası mı, yoksa söyleyenin sözüne sadakati mi? Burada belirleyici olan muhatabın tavrıdır. Muhatap, sözüyle hali uyumlu olan bir kimsenin, sözünün gereğini yapmada bir an bile tereddüt etmeyeceğini çok iyi bilir. İşte bu haldir söze kıymet kazandıran, senet hükmünü veren. Ezcümle bir kimsenin kalbi ile dili aynı şeyi söylemeli, sözü ile özü bir olmalıdır.

Her ne kadar bu özellik ‘İnsan’ vasfını haiz herkeste bulunması gerekirken, devleti ve toplumu idare edenlerde ve hatta daha geniş anlamda toplumun önünde olanlarda ‘olmazsa olmaz’ niteliğindedir. Eskilerin tabiriyle kal ile hal, yeni deyişle söylemle eylem uyum içinde olmalı, bütünlük arz etmelidir. Yoksa sadece söz değerinden kaybetmez; bu kimseler saygınlıklarını, temsil ettikleri makamlar da güvenilirliklerini kaybeder. Devlet ve toplum hayatındaki vazifelilerin kırk düşünüp bir konuşmalarının öğütlenmesi, bundan dolayı olsa gerek.

Türk siyasi hayatından birçok kimse gelip geçti. Birçoğu ölümünün hemen ardından nisyana terk edildi. Birçoğunun ise sözleri bir yana kendileri dahi hatırlanmaz oldu. Ancak bir şahsiyet var ki o hem sözleriyle hem de yaptıklarıyla gönüllerde ve zihinlerde silinmez izler bıraktı. Kim mi? Merhum şehit Muhsin Yazıcıoğlu.

Şehadetinin üzerinden 12 yıl geçmesine rağmen Muhsin Yazıcıoğlu’nu hala hafızalarda ve gönüllerde diri tutan tılsım nedir? Bu soruya farklı cevaplar
verilebilir. Ancak bu cevapların içerisinde her halükârda bulunacak olan onun sözüyle özü bir şahsiyet sahibi olduğu gerçeğidir. Diğer bir deyişle onun hesabî değil hasbî bir karakterinin olmasıdır.

‘Yiğit meydanda belli olur’ darb-ı meseli gereğince Muhsin Yazıcıoğlu bu karakterini, yakın tarihin siyasî hadiselerinin imtihanından başarıyla geçerek ispat etmiştir. Birkaç örnek konuya açıklık getirmek için yetecektir. Muhsin Yazıcıoğlu’nun, merhum Necmettin Erbakan’ın Doğru Yol Partisi’yle kurduğu hükümetin (54.Hükümet/Refahyol Hükümeti) güvenoyu oylaması esnasındaki tavrı unutulmayacak cinstendir. Zira o günün şartlarında M.Yazıcıoğlu ve arkadaşları olumlu oy vermeselerdi, Refahyol Hükümeti kurulamayacaktır. Yeni kurulmuş bir siyasi parti (BBP) olmasına rağmen, hiçbir çıkar hesabı yapılmaksızın, sırf milletin hukukunun korunması maksadıyla Refahyol Hükümeti kerhen desteklenmiştir. Yazıcıoğlu bu kararlarını TBMM kürsüsünden açıklamış, aksi oy vermeleri halinde inançlı seçmenler nezdinde itibarsızlaştırılmalarına mani olmak için de Erbakan Hoca’ya dönerek “Müslümanların iktidarını önlediniz, sözünü size söyletmeyeceğim” ifadesiyle tarihi bir duruş sergilemiştir. (4)

Muhsin Yazıcıoğlu’nun inandığını söyleyen ve söylediğinin gereğini yapan bir karakter olduğunun diğer bir örneği ‘28 Şubat’ olarak isimlendirilen süreçteki sözleri ve tavırlarıdır. Demokratik yollarla iktidara gelmiş bir hükümetin ordunun içerisindeki bazı güçler tarafından demokrasi dışı yollarla görevden el çektirilmesine karşı koyduğu tavır hafızalara kazınmıştır. Ankara/Sincan’da gözdağı kabilinden tanklar yürütülürken, sözde demokratların köşe bucak çekildiği bir vasatta Muhsin Yazıcıoğlu, demokratik kurallara olan bağlılığını “Ordu gözbebeğimizdir, ancak namlusunu milletine çevirmiş tanka selam durmam” sözüyle mühürlemiştir. Hatta bir adım daha öteye gitmiş “Türkiye İran olmaz, Türkiye Cezayir de olamaz, ancak Türkiye’nin Suriye yapılmasına da biz müsaade etmeyeceğiz” haykırışıyla Türkiye’de BAAS’çı (5) bir rejim arzulayanların heveslerini kursağında bırakmıştır. (6)

Söze kıymet kazandırmak, sözüyle kıymet kazanmak mevkiinde olanların en önde gelenleri hiç şüphesiz siyasetçiler ve din adamlarıdır. Ne var ki Türkiye’de durum içler acısıdır. Ipsos araştırma şirketinin 2018 yılında Türkiye dâhil 23 ülkede yaptığı “En Güvenilen Meslekler” araştırmasında en güvenilir meslek mensupları sırasıyla bilim insanları, doktorlar ve öğretmenler çıkarken güvenilenlerin son sırasında siyasetçiler, onların üstünde de din adamları yer almıştır. (7)

Siyaset ve diyanet ehlinin bu denli saygınlığını yitirmesi ve toplum nezdinde güven erozyonuna uğramış olması, merhum şehit Muhsin Yazıcıoğlu’nun duruşunu daha da kıymetlendirmektedir. Hatta bir rol model olarak topluma, bilhassa da gençlere takdim edilmesini zorunlu kılmaktadır.

Muhsin Yazıcıoğlu’nun şehadetinden bir hafta kadar önce BBP Karaman İl Teşkilatı’nın seçim bürosunda yaptığı konuşmasının bir kısmı var ki, her kelimesi, her cümlesi nakış nakış gönüllere ve zihinlere işlenmelidir. Zira bütün sıfatlarından bağımsız olarak, insan için hayatın ne anlama geldiği ve nasıl sürdürülmesi gerektiğinin vecize kabilinden ifadesidir bu sözler:

“Bakın yoldan geldik, yola gideceğiz. Hiç birimizin garantisi yok. Ayakta duranın da oturanın da garantisi yok. Ruh bir saniyeliktir, küf dedi miydi bir solukluktur, gitti. Bunun da nerede, nasıl geleceği, ne şekilde yakalayacağı belli değil. Bir saniyenize bile hâkim değilsiniz. Bir saniyesine bile hâkim olamadığınız, hükmedemediğiniz bir hayat için, bir dünya için bu kadar fırıldak olmanın anlamı yoktur. Düz yaşayacağız, düz duracağız, düz yürüyeceğiz. Dik duracağız, doğru gideceğiz. Allah’ın izniyle hayatım boyunca hep böyle gittim, bundan sonra da böyle gideceğim.” (8)

Muhsin Yazıcıoğlu mücadeleyle geçen ömründe hakikatin sesi olmayı şiar edinmiş bir şahsiyetti. Bu münasebetle söz onun inanmışlığının aynasıdır. Öyle zaman gelirdi ki söz, onun dudaklarından dökülen kelimeler olmaktan çıkar, bir volkanın derinliklerinden kaynayarak gelen lav misali, müstesna ruhunun çığlığına dönüşür ve yayından fırlamış ok gibi muhatabın gönlüne nüfuz ederdi. Türk’ün ve onun tarihi serencamının berceste mahiyetinde değerlendirilebilecek aşağıdaki ifadeleri bunun açık kanıtı değil de nedir?

“Ben Türk’üm! Türk esir olmaz!
Ben Türk’üm! Türk devletsiz olmaz!
Ben Türk’üm! Türk bayraksız olmaz!
Ben Türk’üm! Türk ezansız olmaz!
Ben Türk’üm! Türk hürriyetsiz olmaz!” (9)

İşte şahsiyetle söze, sözle şahsiyete kıymet kazandırmak Muhsin Yazıcıoğlu özelinde böyle bir haldir. Bu hal onun milletinin sinesinde her daim diri oluşunun tılsımıdır.

---------------------------

NOTLAR:
1) Türk Dil Kurumu, Sözlük, Söz Kelimesi, https://sozluk.gov.tr/, Erişim tarihi:21.03.2021
2) A. Azmi Bilgin, Yunus Emre’nin bu sözlerinin,
“Söz ola bitire savaşı, söz ola kestire başı
Söz ola zehirli aşı, bal ile yağ ede bir söz” şeklinde kullanımının yanlış olduğunu ifade etmektedir. Bu konu ve
Yunus Emre’nin söz ile ilgili diğer ifadeleri hakkında A. Azmi Bilgin, Mart 2020, Yunus’un Sözü, Türk Dili
Dergisi, Yıl:69, Sayı:819, s. 30-34 bakılabilir.
3) Ömer Hayyam’a ait olduğu söylenen rubainin yaygın kullanılan metni,
“Kör cehalet çirkefleştirir insanları.
Suskunluğum asaletimdendir.
Her lafa verecek bir cevabım var elbet
Lakin bir lâfa bakarım laf mı diye,
Bir de söyleyene bakarım adam mı diye” şeklindedir. Yalnız bu metnin Ömer Hayyam’a ait olduğu tartışmalıdır.
Zira rubai dört dizeden oluşan bir Divan Edebiyatı türüyken burada beş dize vardır. Diğer taraftan bu rubaiye ne
Ali Polat’ın “Ömer Hayyam ve Rubaileri” isimli eserinde ne de Sebahattin Eyüboğlu çevirisiyle yayımlanan
“Ömer Hayyam Dörtlükler/Rubaiyat” isimli çalışmada rastlanmamıştır.
4) Muhsin Yazıcıoğlu, Müslümanların İktidarını Engelledi Dedirtmem,
https://www.youtube.com/watch?v=x1fenKsy-gE, Erişim tarihi:21.03.2021
5) Yunan Ortodoks Mişel Aflak ve Sünnî Müslüman Salahaddîn el Bitâr tarafından, 7 Nisan 1947’de Suriye’nin
başkenti Şam’da kurulan Baas (“Diriliş”) Partisi, Ortadoğu’nun geçtiğimiz yüzyılına damgasını vuran siyasal
hareketlerden biridir. 1963’te Suriye ve Irak’ta arka arkaya iktidara gelen partinin tarihi, aynı zamanda bir
ihtilaflar ve bölünmeler tarihidir. Emperyalizm, fakirlik ve iç savaşlarla boğuşan Arap halklarına “diriliş”
getireceğini vaat ederek yola çıkan Baas Partisi, kuruluşunun üzerinden kısa bir süre geçtikten sonra ihtilaf ve
ayrışmalar yaşamaya başlamış, içinden sayısız fraksiyon çıkarmış, nihayet Irak ve Suriye’de yakın tarihin en
kanlı diktatörlüklerinden ikisini doğurmuştu. Bakınız Mecra, 15.02.2021, Baas Partisi: Bir İhtilaflar Tarihi,
https://www.gzt.com/mecra/baas-partisi-bir-ihtilaflar-tarihi-3509356, Erişim tarihi:21.03.2021
6) Muhsin Yazıcıoğlu, “Türkiye İran Olmaz, Cezayir Olamaz, Suriye Yapılmasına da Biz”,
https://www.dailymotion.com/video/xerre4, Erişim tarihi:21.03.2021
7) Dünya sıralamasında ise siyasetçiler yine son sırada yer alırken din adamları sondan beşinci sırada yer
almaktadır. Araştırmanın tamamı için bakınız Ipsos, Global trust in professions, Who do global citizens trust?
Scientists are seen as the most trustworthy in 12 countries, doctors in eight, and teachers are considered most
trustworthy in three countries. The police are s, Erişim tarihi:13.03.2021.
8) Muhsin Yazıcıoğlu, 19 Mart 2009, BBP Karaman İl Teşkilatı Seçim Bürosu Konuşması,
https://www.youtube.com/watch?v=mipEZVAZgNs, Erişim tarihi:21.03.2021
9) Muhsin Yazıcıoğlu, Ben Türk’üm Konuşması, https://www.youtube.com/watch?v=42YXk8QjF8w, Erişim
tarihi:21.03.2021

Yorumlar (17)
Emin coşkun 5 ay önce
Yüreğine sağlık....Başkanım...
RECEP TEMEL 5 ay önce
Teşekkür ederim Emin kardeşim.
Isa Tastemir 5 ay önce
Çok güzel bir yazı. Hocamın eline,emeğine, yüreğine sağlık.
Saygılarımla
Isa Tastemir, Duisburg
RECEP TEMEL 5 ay önce
Teşekkür ederim İsa Bey.
Hacı Yagcı 5 ay önce
Hocam Eline kalemine yüregine sağlık
RECEP TEMEL 5 ay önce
Teşekkür ederim Hacı Bey.
Muharrem Arslan Yozgat 5 ay önce
Allah razı olsun hocam. Eline sağlık.
Başkanımıza Allah rahmet eylesin mekanı cennet olsun inşAllah
RECEP TEMEL 5 ay önce
Amin. Teşekkür ederim Muharrem abi.
Davut Gökmen 5 ay önce
Kalemine, yüreğine sağlık hocam. Samsun,dan selamlar..
RECEP TEMEL 5 ay önce
Aleykümselam Davut abi.
Hayati Yaman 5 ay önce
Hocam bir tarih şeridi gibi hafızamı gözümün önünden geçirdiniz. Allah razı olsun sizden. Ve şüphesiz ki Muhsin başkanımdan...
RECEP TEMEL 5 ay önce
Teşekkürler Hayati Hocam.
RECEP TEMEL 5 ay önce
Teşekkürler Hayati Hocam.
ismail alkan CANİK SAMSUN 5 ay önce
teşekkür ederiz recep başkan
RECEP TEMEL 5 ay önce
Ben teşekkür ederim İsmail abi.
Hüseyin ÖZBEK 5 ay önce
Sayın Hocam, kaleminize, yüreğinize sağlık...
RECEP TEMEL 5 ay önce
Teşekkür ederim.
Bütün Yorumları Görmek İçin Tıklayın
Günün Anketi Tümü
Bugün seçim olsa kime oy verirsiniz?
Bugün seçim olsa kime oy verirsiniz?
28
açık
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Adana Demirspor 0 0
2. Alanyaspor 0 0
3. Altay 0 0
4. Antalyaspor 0 0
5. Beşiktaş 0 0
6. Karagümrük 0 0
7. Fenerbahçe 0 0
8. Galatasaray 0 0
9. Gaziantep FK 0 0
10. Giresunspor 0 0
11. Göztepe 0 0
12. Hatayspor 0 0
13. Başakşehir 0 0
14. Kasımpaşa 0 0
15. Kayserispor 0 0
16. Konyaspor 0 0
17. Rizespor 0 0
18. Sivasspor 0 0
19. Trabzonspor 0 0
20. Malatyaspor 0 0
Takımlar O P
1. Adanaspor 0 0
2. Altınordu 0 0
3. Ankara Keçiörengücü 0 0
4. Ankaragücü 0 0
5. Erzurumspor 0 0
6. Balıkesirspor 0 0
7. Bandırmaspor 0 0
8. Boluspor 0 0
9. Bursaspor 0 0
10. Denizlispor 0 0
11. Eyüpspor 0 0
12. Gençlerbirliği 0 0
13. Kocaelispor 0 0
14. Manisa FK 0 0
15. Menemenspor 0 0
16. Samsunspor 0 0
17. Tuzlaspor 0 0
18. Ümraniye 0 0
19. İstanbulspor 0 0
Takımlar O P
1. Arsenal 0 0
2. Aston Villa 0 0
3. Brentford 0 0
4. Brighton 0 0
5. Burnley 0 0
6. Chelsea 0 0
7. Crystal Palace 0 0
8. Everton 0 0
9. Leeds United 0 0
10. Leicester City 0 0
11. Liverpool 0 0
12. Man City 0 0
13. M. United 0 0
14. Newcastle 0 0
15. Norwich City 0 0
16. Southampton 0 0
17. Tottenham 0 0
18. Watford 0 0
19. West Ham 0 0
20. Wolverhampton 0 0
Takımlar O P
1. Deportivo Alaves 0 0
2. Athletic Bilbao 0 0
3. Atletico Madrid 0 0
4. Barcelona 0 0
5. Cádiz 0 0
6. Celta de Vigo 0 0
7. Elche 0 0
8. Espanyol 0 0
9. Getafe 0 0
10. Granada 0 0
11. Levante 0 0
12. Mallorca 0 0
13. Osasuna 0 0
14. Rayo Vallecano 0 0
15. Real Betis 0 0
16. Real Madrid 0 0
17. Real Sociedad 0 0
18. Sevilla 0 0
19. Valencia 0 0
20. Villarreal 0 0
Namaz Vakti 02 Ağustos 2021
İmsak 03:56
Güneş 05:38
Öğle 13:00
İkindi 16:53
Akşam 20:12
Yatsı 21:47
Günün Karikatürü Tümü