11.05.2021, 09:28

Rönesans’ın Sanat, Edebiyat ve Felsefeye Yansımaları

Dünyada, yalnızca sanatta değil, düşüncede de biriciktir Rönesans ve insanlık tarihinde ilk “gerçek” sekülerlik girişiminin” başladığı dönemdir. Üstelik bu girişimlerin çoğu “dine yer açmak için” yapılmıştır. Descartes de, Leonardo da, Kant da inanan kişilerdir; ama imanla bilginin, bilgiyle güzelliğin, doğruluğun, hakikatin arasını, “buldukları” dine yer açmak için yaptıklarıyla dini ortadan kaldırmışlardır..

Rönesans, son kertede bu tür animasyonlar olan bir “düşünme” şeklinin de başlangıcıdır. Güzelliğin, kusursuz bir “güzelliğin” “kendinde şey” olarak diğer her şeyle bağının koptuğu bir hale döndüğü dönemdir. İlahi bir hizmetin ve kusurluluğun karşılığı olan ve çoğunun “sanatçısı” bile belli olmayan o “eski” sanat eserlerinin yerine, tevazuu olmayan “kendinde sanatçıların” gelmeye başladığı dönemdir. Sanata “dehayı” getirmesiyle, tevazuu ortadan kalkmış yeni bir dönemin de temelleri atılmıştır.

Bilge; sezgiyle gidilen yola dair bir “görü”ye sahip olan kişiye denir. Belki de bu yüzden sanat; genellikle, felsefeden ve bilimden daha önce o yolun izlerini görmeye başlar. Erken Rönesans dönemi sanatı, sonrasında ortaya çıkacak olan modern insan ve kâinat tasavvurunun izlerini felsefe ve bilimden çok önce ifşa etmeye başlamıştı. Sanat, gelmekte olanın soluğunu duyurma görevini de üstlenmiştir.

Modernliğin ezeli düşmanı fıtrat olmuştur. Modern düşünce birey fıtratının bir tür yer-değiştirme ile dönüşüme uğratılması demekti ve bu dönüşümden Tanrı ve âlemde nasibini alacaktı. Hümanizm çağı ilan ediyordu! Hümanizm, isminin çağrıştırdıklarının aksine bu fıtrat düşmanlığının başladığı akım olacak ve insan yavaş yavaş fıtratını yitirecekti.

Batı düşüncesinin ana akımının Rönesans sonrasında parçalayıcı, bağları çözücü, olduğunu ifade etmek mümkün. Bu parçalanmanın karşısında özellikle Romantikler ve sonrasında Nietzsche ile başlayan başkaldırma da, geleneğin başladığı yere yönelikti elbette. Hume’u övgüyle anan Kant, Hume’un; Kant’ı yerden yere vuran Nietzsche Kant’ın; ve devamında Heidegger’in başkaldırması bu geleneğe yönelikti. Modern Batı düşüncesinin geleneğe dönüşü, onu aynı yere çıkarmasa da benzer sorunların farklı yüzlerde yeniden inşasına olanak sağlıyordu.

İlk olarak “akıl” Akl’dan ayrılıyor. Aydınlanma’nın “başka hiçbir şeye ihtiyaç duymayan” birey modelinin tüm Batı düşüncesine -modern ya da anti-modern- hâkim olduğu bir durumu ortaya çıkıyor ardından. Düşünmenin formları bilim felsefesi, sanat felsefesi, din felsefesi gibi mikro boyutlara kadar küçültülüyor. Bu bölünme ile din Tanrı’yı terk ediyor. Yalnızca Külli Akl’a bağlı olduğunda değerli olan akıl, bir mantık aracına indirgeniyor. “Kendinde şey bilinemez” ifadeleri aracılığyla, aklın, Akl ile birlikte tüm gerçek metafizik ile bağları çözülüyor. Metafiziği ortadan kaldırmak için çabalayan düşünürler, metafiziğin ardından ortaya koyacak bir hakikat bile bırakmıyorlar. Hakiki metafizik ile birlikte, hakiki teolojinin nerede olduğunu ise bilen kalmıyor…

Bu ayrımı Rönesans dönemi dediğimizde şüphesiz akla gelen Michelangelo’nun güzellikleri üzerinden örneklendirmek mümkün. Aliya İzzetbegoviç’in kapıldığı gibi, pek çok insanın Rönesans dönemi Michelangelo eserleriyle bu muhteşem “güzelliklerin” büyüsüne kapılması mümkün. Aliya İzzetbegoviç, Doğu ile Batı Arasında İslam kitabında, Sistine Şapel‘inin tavanındaki “şaheserleri” tartışır. Michelangelo’ya ait olan o resimlerden “sanatın dine hizmeti anlamında” büyük bir sitayişle bahseder. İşte tam bu noktada Tanrı’nın dinden, aklın akl’dan, iyilik ile doğruluğun, güzellik ile hakikatin “değerinin” birbirinden ayrıldığı zaman, “muhteşem güzellikteki” sanat eserleri bir işe yaramayacaktır değerini ve metafiziğini kaybedecektir.. Tıpkı edebiyatın, sanatın, felsefenin, şiirin de akl, hakikat ve metafizik ile anlamlandırılmadığında işe yaramayacağı gibi..

Rönesans sonrasında insan, hakikatin kendi dışında olduğuna inandırıldı. İnsanın öz benliğinden kovulan bu hakikatin yarattığı boşluğun yerine ise başka şeylerin ikame edilmesi gerekiyordu. İkame edilenlerin hepimiz bilincindeyiz artık..Kutsallık kaybı, hakiki metafiziğin kaybı, hakiki teolojinin yokluğu, aklın akl’dan kopması..

Modernliğin, sonuçları sanat, edebiyat ve felsefede modernizmin üretimleriyle başladı. Sanata, edebiyata, felsefeye, resme ve elbette film sanatına kadar günümüzde köksüzlüğün her türlü halini günümüzde fazlasıyla hissediyoruz.. 

Yorumlar (7)
İbrahim 1 ay önce
Sayın hocam hayranlıkla okudum yazıyı izninizle bir ek yapmak istiyorum. Michelangelo kendi eserleri için “Eserlerim çok güzel biliyorum amma onların önünde dua eden yok; aksine günahkâr hisler uyandırıyorlar. Anladım ki onların önünde dua etmek mümkün değil. Tanrı’ya giden yolu açmıyor bunlar.” demiştir
İbrahim 1 ay önce
Sanat felsefesi konuşmalarında muhakkak bahsederim benim saygımı sevgimi kazanmış rönesans dönemi sanatçılarındandır Michelangelo
Fabian 1 ay önce
Merve hanım resimle uğraşan biri olarak tüm tespitlere katılıyorum, ülkesini seven ülkesi için kaygı duyan birisiniz donanım ve entelektüel birikim ise takdire değer her cümleniz bir kaygının ürünü tebrikler..
Harun CENGİZ 1 ay önce
Çok güzel bir yazı olmuş yine sayın hocam, bu birikimi bizimle paylaşıyorsunuz biz de istifade ediyoruz
M.F.SÖZMEN 1 ay önce
Çok güzel bir bilgi birikimi bu..Bizi de aydınlatıyorsunuz. Teşekkür ederiz...
Kemal ARIKAN 1 ay önce
Çok güzel bir yazı, kaleminize sağlık sevgiler saygılar hanımefendi emeklerinize sağlık
Mehmet G. 1 ay önce
Hulk güzel ahlaktan gelir bizim hulkumuz ancak bizi yansıtabildiğinde değerli olacaktır. Ülkesini seven her yurttaş gibi k
aygılarımız benzer.. Hasbihal çok yerinde..tebrik ederiz...
Günün Anketi Tümü
Bugün seçim olsa kime oy verirsiniz?
Bugün seçim olsa kime oy verirsiniz?
19
parçalı az bulutlu
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 40 84
2. Galatasaray 40 84
3. Fenerbahçe 40 82
4. Trabzonspor 40 71
5. Sivasspor 40 65
6. Hatayspor 40 61
7. Alanyaspor 40 60
8. Karagümrük 40 60
9. Gaziantep FK 40 58
10. Göztepe 40 51
11. Konyaspor 40 50
12. Başakşehir 40 48
13. Rizespor 40 48
14. Kasımpaşa 40 46
15. Malatyaspor 40 45
16. Antalyaspor 40 44
17. Kayserispor 40 41
18. Erzurumspor 40 40
19. Ankaragücü 40 38
20. Gençlerbirliği 40 38
21. Denizlispor 40 28
Takımlar O P
1. Adana Demirspor 34 70
2. Giresunspor 34 70
3. Samsunspor 34 70
4. İstanbulspor 34 64
5. Altay 34 63
6. Altınordu 34 60
7. Ankara Keçiörengücü 34 58
8. Ümraniye 34 51
9. Tuzlaspor 34 47
10. Bursaspor 34 46
11. Bandırmaspor 34 42
12. Boluspor 34 42
13. Balıkesirspor 34 35
14. Adanaspor 34 34
15. Menemenspor 34 34
16. Akhisar Bld.Spor 34 30
17. Ankaraspor 34 26
18. Eskişehirspor 34 8
Takımlar O P
1. Man City 38 86
2. M. United 38 74
3. Liverpool 38 69
4. Chelsea 38 67
5. Leicester City 38 66
6. West Ham 38 65
7. Tottenham 38 62
8. Arsenal 38 61
9. Leeds United 38 59
10. Everton 38 59
11. Aston Villa 38 55
12. Newcastle 38 45
13. Wolverhampton 38 45
14. Crystal Palace 38 44
15. Southampton 38 43
16. Brighton 38 41
17. Burnley 38 39
18. Fulham 38 28
19. West Bromwich 38 26
20. Sheffield United 38 23
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 38 86
2. Real Madrid 38 84
3. Barcelona 38 79
4. Sevilla 38 77
5. Real Sociedad 38 62
6. Real Betis 38 61
7. Villarreal 38 58
8. Celta de Vigo 38 53
9. Granada 38 46
10. Athletic Bilbao 38 46
11. Osasuna 38 44
12. Cádiz 38 44
13. Valencia 38 43
14. Levante 38 41
15. Getafe 38 38
16. Deportivo Alaves 38 38
17. Elche 38 36
18. Huesca 38 34
19. Real Valladolid 38 31
20. Eibar 38 30
Namaz Vakti 20 Haziran 2021
İmsak 03:17
Güneş 05:13
Öğle 12:55
İkindi 16:53
Akşam 20:27
Yatsı 22:15
Günün Karikatürü Tümü