17.04.2021, 11:06

Modern Çağın Ruhu

Modern çağın zeminini inşa eden devrimler dine, bireye, tabiata, bilgi ve dünyaya bakışı kökünden değiştirecek yeni bir anlayışın habercisiydi. Batıda olan bu devrimlere Doğu dünyasından kimi karşılıklar gelecek, ama bu türden bir “maddilik” ile mücadeleye alışkın olmayan ve metafizik düşünen Doğu’nun Batı modernitesi ile mücadele etmesi pek mümkün olmayacaktı..

Bilimsel gelişim tarihi bir bütündür, her aşamadaki atılım önceki aşamalardaki irili ufaklı, ileri geri atılımların ortak sonucudur. Modern çağı inşa eden devrimlerden ilki, insanın altındaki zemini çeken, onu ve yaşadığı dünyayı anlamdan yoksun bırakan Kopernik Devrimiydi. Daha öncesinde kâinatın “merkezinde” olan dünya ve onun da merkezindeki birey, ontolojik olarak “yaratılışın” merkezindeydi ve bu “bilimsel” devrim bireyi ontolojik dayanaktan noksan bırakacak bir düşünce sistemine zemin hazırlayacaktı. Dünya kocaman evrenin ortasında rastgele oluşmuş yapayalnız bir gezegen ve birey de, maddi tesadüfler neticesinde oluşmuş ve diğer canlılardan hiçbir farkı olmayan bir varlık olarak adlandırılacaktı artık..

Diğer büyük “devrim”, özne ile nesne arasında kapanması zor çok derin farklar açacak olan Descartes eseri Kartezyen felsefeydi. Her şeyden şüphe etmeye başlayan insanın, bilmenin bir yolunu bulmaktan başka çaresi yoktu artık. Birey, düşünceden önce yaratılmış olduğu için Yaradan’ın tecellisi ile düşünebiliyordu; Descartes var olmanın merkezine “düşünen özne”yi koymuştu; ama bu “birey merkezlilik” modern öncesi dönemin birey merkezliliğinden son derece farklıydı. Kâinatın aynası olan birey, kendi kendine var olabilen ve başka hiçbir ontolojik bağı olmayan metafizikten yoksun bir türe dönmüştü.

Modern bilim ve teknoloji, böyle bir zeminin üzerine inşa ediliyordu. Metafizik ile bağlarını, önce O’nu hayatın içindeki etkisinden “kopararak” ayıran insanın; yeni bir “metafizik” inşa etmesi lazımdı. Tüm metafiziklerden kaçarken, oluşturulan bu yeni metafiziğin ismi bilim ve teknolojiydi. Bilgiyle ahlâkın, saadetin, vecdin, anlamın ve varlığın birlikteliğini sağlayan bağların tek tek koparılarak, faydacı bilginin tek hükümran olarak kalması sağlanacaktı.

Vahiy medeniyetlerindeki bilgi ve yöntemlerle, modernitenin bilim ve teknolojisi arasındaki ayrım burada ortaya çıkar. Vahiy medeniyetlerinin düşünce sistemleri, bilgi ve yöntemleri sistemin devasa çarkları altında yüksek bir “anlam”ın ontolojik olarak birbirinden ayrılamayacak zincirlerinin bir halkasını oluşturarak metafiziğini ve ahlâkını düşüncenin zengin olduğu o metafiziksel ilkelerden alırdı. Modern bilim ve teknoloji, “hakîkî metafiziğin” farklı şekilde tekrar inşa edilmesi anlamına gelmekteydi. Rasyonalizm, sekülerizm, pozitivizm gibi akımlar boşuna çıkmadı. Tabi bu akımların ortaya çıkmasında Batı dünyasının metafiziğinde yer alan ilk günaha karşı tepkiler de vardı.

Kant, Descartes’in rasyonalizmiyle şüpheyi önceleyip David Hume gibi deneycilerin felsefelerini senteze uğratarak, kadim vahiy medeniyetine son darbesini vuracaktı. Kendince “aklın sınırlarını” belirlerken, ahlak ve sanat alanlarını, etik ve estetik bilimleri yaparak bilgi / oluş zincirinin bir “içkinliği” olmaktan çıkaracak ve insanın yaşamla kurduğu o metafiziksel son bağını koparacaktı. Kant ise Tanrı’ya, ahlâka ve sanata yer açmak amacıyla yaptığı felsefelerle ilk olarak onları öldürecek mekanizmanın son çarkını inşa etmişti.

Sanatımız, edebiyatımız, felsefemiz sistemin devasa çarkları altında çarkın varlığını fark etmeden hayatını sürdürüyor. Gelenek, bütün o olağanüstü birikimiyle sadece bir söylemden ibaret ve bu modern çağın ruhu ile bu geleneği korumamız artık mümkün görünmüyor. Aktarılan o devasa birikimle bugün ne yapabileceğimiz meselesini dert edinmiyoruz..

Bilim ve teknolojinin, kadim bilgiden farkı; kendi ahlâk ve metafiziğini kendi “varlığından” çıkarmasıydı. Bilim, teknoloji ve kapitalizm ile birlikte, vahyî ahlâk ile hiç ilgisi olmayan yeni bir felsefe yürürlüğe sokulmaya çalışılıyordu. Her yeni bilimsel, teknolojik icat, daha önce “olmayan” bir üretim ve tüketim ahlâkı yaratıyordu. Modernite ile diyalog, iletişim, gizlilik alanları, insanın mahremiyeti tamamen dönüşüme uğruyordu..

Batı çok fazla kaynaktan devşirip sentezlediği epistemesini, metafiziğe ulaşamayan pratik aklıyla ve ahlakı yok sayarak günümüz kültürünü oluşturmuştur. Avrupa’nın mayası yoktur, kültürü vardır. Bu sebeple değişken ve derinlikten yoksun olan kültürün hükmettiği Avrupa’da “Çağın Ruhu” diye bir kavram vardır.

Modernite bir parçala(n)ma “uygarlığı”dır. Yalnızca inanç-kâinat-birey bağlarının ya da bilgi, irfan, ahlâk arasındaki bağların bu modernite ile parçalamanın ötesindeki her şeye sirayet edeceğini ve bir duvara toslamadan durmayacağının anlaşılması elzemdir. Parçalanma tamamlanmadan modernitenin inşa edildiği zemini idrak etmeliyiz.

Batı’nın kendi içinde inşa ettiği birçok tutarlı yasa kalıplarından veya akıl temelli ahlaki düzenlerinden biz yoksunuz. Batı’nın mayası yok kültürü var demiştik bizim medeniyetimizin bozulmayacak bir mayası vardır bu yüzden mayası olmayan bir “Modern Çağ Ruhu”nu anlamıyoruz.

Nietzsche, 19. yy ikliminde yüzyılın insanını, demir kafes diye tanımladığı modernlikten kurtarmak için mücadele etmişti. Mahremiyetin, düşünmenin, duyguların, inancın, anlamının değiştiği Modern Çağın Ruhu bizim mayamıza uygun değildir. Modern Çağın Ruhu’nu inşa eden zeminde artık saf akıldan başka düşünme sistemine de yer yoktur. Bu demir kafesten kurtulmak için bizim de mücadele etmemiz gerekmektedir.

Yorumlar (6)
İbrahim 3 hafta önce
Sevgili hocam her kelimesine katılıyorum.Modern çağ insanının sorunlarından biri de, kolay sahip olduğu için değer bilincinin zayıf kalmasıdır.
Muhammed Hakk 3 hafta önce
Saygıdeğer hanımefendi maaşAllah bu kıratta yazabilmek herkesin harcı değil. Allah ilminizi arttırsın inşaAllah. HARİKULADE!
Kemal Arıkan 3 hafta önce
Kaleminize sağlık.
M.F.SÖZMEN 2 hafta önce
Pandemi sonrası dünyada ‘yeni normal’ diye sunulan yaşam tarzı ve kapitalist sömürü ile ilgili bir yazı yazmanız mümkün mü? Düşüncelerinizi çok merak ediyorum aydınlatın bizi
M.F.SÖZMEN 2 hafta önce
Size ulaşacağımız bir e posta adresi yok mu?
my 2 hafta önce
merve hocam. elinize ve emeğinize sağlık. bekliyoruz yazılarınızı her dem yeniden.
Günün Anketi Tümü
Bugün seçim olsa kime oy verirsiniz?
Bugün seçim olsa kime oy verirsiniz?
15
açık
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 37 81
2. Fenerbahçe 37 76
3. Galatasaray 37 75
4. Trabzonspor 37 64
5. Sivasspor 37 58
6. Alanyaspor 38 57
7. Hatayspor 37 57
8. Gaziantep FK 37 54
9. Göztepe 37 51
10. Karagümrük 37 51
11. Konyaspor 37 45
12. Rizespor 37 45
13. Antalyaspor 38 43
14. Başakşehir 37 43
15. Malatyaspor 37 41
16. Kasımpaşa 37 40
17. Kayserispor 37 39
18. Ankaragücü 37 38
19. Erzurumspor 38 37
20. Gençlerbirliği 37 35
21. Denizlispor 37 28
Takımlar O P
1. Adana Demirspor 33 67
2. Giresunspor 33 67
3. Samsunspor 33 67
4. İstanbulspor 33 61
5. Altay 33 60
6. Altınordu 33 57
7. Ankara Keçiörengücü 33 55
8. Ümraniye 33 50
9. Tuzlaspor 33 47
10. Bursaspor 33 46
11. Bandırmaspor 33 42
12. Boluspor 33 39
13. Balıkesirspor 33 35
14. Adanaspor 33 34
15. Menemenspor 33 34
16. Akhisar Bld.Spor 33 29
17. Ankaraspor 33 26
18. Eskişehirspor 33 8
Takımlar O P
1. Man City 34 80
2. M. United 33 67
3. Leicester City 34 63
4. Chelsea 34 61
5. West Ham 34 58
6. Tottenham 34 56
7. Liverpool 33 54
8. Everton 33 52
9. Arsenal 34 49
10. Aston Villa 33 48
11. Leeds United 34 47
12. Wolverhampton 34 42
13. Crystal Palace 33 38
14. Brighton 34 37
15. Southampton 33 37
16. Burnley 34 36
17. Newcastle 34 36
18. Fulham 34 27
19. West Bromwich 34 26
20. Sheffield United 34 17
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 34 76
2. Real Madrid 34 74
3. Barcelona 34 74
4. Sevilla 34 70
5. Real Sociedad 34 53
6. Villarreal 34 52
7. Real Betis 34 51
8. Granada 34 45
9. Athletic Bilbao 34 45
10. Celta de Vigo 34 44
11. Osasuna 34 40
12. Cádiz 34 40
13. Levante 34 38
14. Valencia 34 36
15. Getafe 34 34
16. Deportivo Alaves 34 31
17. Real Valladolid 34 31
18. Huesca 34 30
19. Elche 34 30
20. Eibar 34 26
Namaz Vakti 06 Mayıs 2021
İmsak 03:59
Güneş 05:37
Öğle 12:50
İkindi 16:41
Akşam 19:54
Yatsı 21:25
Günün Karikatürü Tümü