01.03.2021, 09:55

KATİL AMERİKA Gara şühedasına rahmetle…

Bağdat’tan kervan gelir
Dertli perişan gelir
Kimler gurban edilip
Sularım al gan gelir. (Suphi Saatçi, Kerkük Hoyratları)

Daha çocuktuk, üniversite yıllarımızdı, 1991 yılında Abd’nin Irak’ı işgal ettiğinde, aslında hedefin Türk milleti olduğunu, o çocuk halimizle anlamıştık biz. Zîra, güya “stratejik ortak”ımız, daha işgal başlamadan evvel yayınladığı yol haritasında Irak’ı üçe bölüp, bu
bölümlerin ikisini mezhebî, diğerini de etnik esaslara göre tanımlayarak her şeyi ispatlıyordu. Irak’ı 1. Dünya harbiyle bizim elimizden türlü desiselerle koparıp, yıllarca “dostane” sömürenler, bu defa da harap ederek sömüreceklerdi.

Görene tabi.

O zamana kadar gerek uluslararası hukukta gerekse de Türkiye cumhuriyeti hukukunda “var olmayan” kürt etnik oluşumunu ve bunun devletleşmesini hedeflediklerini anlamak için kâhin olmaya gerek yoktu. Irak’ı bu niyetle perişan eden Abd, daha sonra Suriye’yi de mahvedecekti.

Amerika’nın bugün Suriye’de yaptıklarına baktıkça hayrete düşen insanlara acımak mı lazım, yoksa üzülmek mi, bilemiyorum. Bu adamların düşman olduğunu anlamak için beş bin yıllık devlet olma vasfını temsil eden bir devlete bu kadar zaman geçirmesi yakışmamalıydı. Eğer anladıysak, bütün bu olanlara karşı hamle yapmak için neyi bekliyoruz? Paramız mı yok, cesaretimiz mi; yoksa aklımız mı? Bu sorunun cevabını bulmamız lazım.

Rahmetli Turgut Özal, Abd’nin körfez işgaline destek vermek için, “bir koyup, üç alacağız” derken Amerikalılara acaba ne kadar inanıyordu, ya da zamanın cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Ermenistan’dan dönerken uçakta, “iyi şeyler olacak” derken nelere kanmıştı? Ya da Ahmed Davudoğlu’nun Suriye’nin kuzeyindeki Süleyman Şah türbesini bir gece operasyonu ile yerinden oynatmasını görenler, onun “stratejik derinliğinin” ne kadar “yuha” olduğunu fark etmişler midir?

Daha çocuktum. Yıllar evvel “ümmi” olan babamın arkadaşlarıyla sohbet ederken şahit olduğum konuşma hala kulaklarımda. Babam o sohbette, arkadaşlarına “yahu bu topraklarda Yahudilerle aramızda (Şam, Kudüs taraflarında) son bir savaş olacakmış ve o savaşta
arkalarına gizlenen Yahudileri ağaçlar, taşlar, kayalar ihbar edecekmiş” diyordu. Bu cümleleri ilk duyduğumda zannederim 10 -12 yaşlarımdaydım zannederim. Babamda ümmi biri olduğuna göre demek ki milletin derin hafızasında böyle bir ufuk var ki, o da bir yerlerden 
bunları duymuş olmalı. Bunun kaynağı Kur’an mıdır, hadis midir bilemem ama Türk milletinin muhayyilesinde olan bir algı bu.

Peki, karşı taraf ne âlem de?

Irak’ta ve Suriye’de ve hatta daha başka stratejik yerlerde olduğu gibi bu adamlarda bizden farklı düşünmüyor. Çünkü gâvurlar, Türk milletinin “dirilişinden” korktukları kadar, hiçbir şeyden korkmuyorlar.

Eğer söyledikleri gibi stratejik müttefik isek, Amerika, Irak’ı işgal ettiğinde, bize düşeninde Kerkük olması gerekmiyor muydu? Ya da 2. İşgalde makul olan, Türk askerinin Irak’ın kuzeyindeki kadim Türk şehirlerinde mevzilenmesi gerekmez miydi? Ama ne yazık ki, tezkereyi, eğer Türkiye Büyük Millet Meclisi veto etmeseydi, Türk askerine teklif edilen yer Bağdat’ın güneyinde bulunan Ambar, Felluce ve Bağdat’tan oluşan ve “sünnî üçgeni” ya da işgal güçleri için “ölüm üçgeni” diye de adlandırılan bölgelerdi.

Müslümanlara göre “Küfür tek millettir”. Adlarının Amerikan, Alman, İngiliz, Rus ya da Çin olması fark etmiyor. Tarihte bunun sayısız nümûneleri var. Mesela, Nuri Paşa’nın riyasetinde Bakü’ye giren Kafkas İslam Ordusundan Ruslar ne kadar rahatsız olmuşlarsa, güya o zamanlar müttefikimiz olan Almanlarda o kadar rahatsız olmuşlar ve bizim Bakü’yü hemen terk etmemiz için Enver Paşa’ya baskı yapmışlardır. Hâlbuki biz 1.Dünya harbinde İngiliz ve Ruslara karşı Almanlarla aynı saftaydık. Hatta Kafkas İslam Orduları birazda Almanların isteği üzerine o bölgede Rusları meşgul etsin diye mevzilenmişti de diyebiliriz. Bu hususta Enver Paşa, Halil Paşa’ya ordunun, Kut’ül Amara’dan Kirmanşah bölgesine doğru kaydırılması emri verdiğinde, Halil Paşa bunun yanlış olacağını ifade etmiş ve aralarında gerginlik olmuş; nihayetinde Halil Paşa bu işin yanlış olduğunu ama komutan olarak istediği için yapacağını Enver Paşa’ya ifade etmiştir. Hal böyle iken Almanlar bizim Bakü’ye girip orada kalıcı olmamızdan rahatsız olmuşlardır. Bir başka misal Navarin baskınıdır mesela. 1827 yılında Navarin körfezinde mevzili Osmanlı donanmasına dostane yaklaşarak ani baskınla bütün donanmayı imha eden kuvvetler Fransız, İngiliz ve Rus donanmalarıdır. O sıralarda Ruslarla, İngiliz ve Fransızlar kıyasıya mücâdele halindeyken, bizimle müttefiktiler hâlbuki. Bugünde aynı durumun devam ettiğini söylemeye gerek olmasa gerek. Malum yanı başımızda, daha dün bizim topraklarımız olan Suriye’de ABD ve Rusya güya birbirine hasım ve biz A.B.D ile müttefikiz ama bizim sırf kendi topraklarımızın güvenliği için yaptığımız hareketlerden her iki işgalci güç aynı derecede rahatsız oluyor. Birbiriyle hasım olanlar, mesele Türk düşmanlığı olduğunda anında bir araya gelmekten vazgeçmiyorlar.

Çünkü, Cemil Meriç’in ifadesiyle “bütün camileri yıksak, bütün Kur’anları yaksak, Avrupalının gözünde Osmanlıyız, Osmanlı, Yani İslam”

Hal böyle iken daha nerelere kadar gerileyeceğiz. Eğer Türk milleti olarak gelecek de varlığımız devam edecekse artık bu işin adını koymamız lazım. Artık “salak” numarası yapmakla meselelerimizi çözemeyeceğimizi anlamamız gerek. 1950 yılından beri çok ciddi ilişkiler kurduğumuz Amerika’nın aslında Türk milletine güvenmediği ve ikiyüzlü davrandığı birçok hadiseyle sabit. Kıbrıs Barış Harekâtında uygulamış oldukları ambargo, Irak’ta Türk devletini itibarsızlaştırmak adına yaptıkları birçok hadise, Suriye’de bizim düşmanlarımızla el’an yapmış oldukları işbirlikleri ve en son Gara’da acımasızca infaz edilen, on üç yiğit vatan evlatlarının katledilmeleri gibi sayısız örnek vermek mümkün. Ne yani siz Gara’da infaz edilen şehitlerimizin katilini, çapulcu sürüsünün kendi iradeleriyle yaptığını mı zannediyorsunuz? O zaman Türk devletinin ve milletinin kim olduğunu ve neler yapabileceğini gösterme zamanı. Çünkü, niyetleri alenen ortada. Sınırlarımıza devamlı yığınak yaptıkları, binlerce tırlık askeri malzemeyi bizim aleni düşman ilan ettiğimiz guruplara vermeye devam etmeleri, yüzsüzce onlarla resim vermelerindeki niyetin ne olduğu anlaşılmalı. Kafamızı kuma gömerek bu belayı def edemeyiz. Bir gün biz bunların maşaları ile savaşacaksak o zaman bu kadar yığınak yapmalarına niye göz yumarız. Yılanın başı küçükken ezilmeli ve bir gece tepelerine ansızın binmeliyiz. Türkiye Cumhuriyeti Amerika’ya ve dünyaya açıkça düşman olarak tanımladığı güçleri en kısa zamanda imha edeceğini ve bu teröristlerle her kim işbirliği yapıyorsa onlarında düşmanımız olacağını, hedef olarak göreceğimizi ilan etmemiz ve gereğini yapmamız gerekir. Bunu aslında biz Amerika’nın Irak’ı işgal ettiği zamanlarda yapmalıydık ama olmadı. O zaman ki idarecilerimizin ya gözünden kaçtı ya da müttefik bildiklerimizin hesaplarını anlamadık diyelim. Ama artık neyi bekliyoruz? Kimden merhamet bekliyoruz? Her geçen gün tehlike büyüyor, ödeyeceğimiz maliyet yükseliyor, bu tavrın bir an evvel gösterilip, çevrildiğimiz bu ateş çemberini yakıp yıkmamız lazım. Eğer iki gün daha iktidarda kalmak adına, bu tavır gösterilmeyecekse, yani Amerika’ya katil Amerika defol git bu coğrafyadan denilmezse, bu kadar şühedanın kanı yerde kalır. Yazık olur…

Yorumlar (8)
. 2 ay önce
EyvAllah. Gözlerimiz o günleri girmeyi nasip etsin.
cüneyt cesur 2 ay önce
inşaAllah
KM 2 ay önce
Elinize ve yüreğinize sağlık Cüneyt bey.
cüneyt cesur 2 ay önce
eyvAllah
mehmet 2 ay önce
yazınız çok güzel zevkle takip ediyoruz
cüneyt cesur 2 ay önce
teşekkür ederim
Serhat 2 ay önce
Yazınız çok güzel emeklerinize sağlık
cüneyt cesur 2 ay önce
sağolun...
Günün Anketi Tümü
Bugün seçim olsa kime oy verirsiniz?
Bugün seçim olsa kime oy verirsiniz?
17
parçalı bulutlu
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 33 71
2. Fenerbahçe 33 66
3. Galatasaray 33 65
4. Trabzonspor 34 59
5. Alanyaspor 34 52
6. Hatayspor 33 50
7. Gaziantep FK 32 50
8. Sivasspor 33 50
9. Karagümrük 33 49
10. Göztepe 34 46
11. Antalyaspor 34 42
12. Konyaspor 33 41
13. Rizespor 33 39
14. Malatyaspor 33 37
15. Ankaragücü 33 37
16. Kasımpaşa 33 36
17. Kayserispor 33 34
18. Başakşehir 32 33
19. Erzurumspor 34 31
20. Gençlerbirliği 33 31
21. Denizlispor 33 26
Takımlar O P
1. Giresunspor 31 63
2. Adana Demirspor 31 61
3. Samsunspor 30 58
4. Altay 30 54
5. İstanbulspor 30 54
6. Altınordu 30 52
7. Ankara Keçiörengücü 31 49
8. Tuzlaspor 31 47
9. Ümraniye 30 44
10. Bursaspor 30 43
11. Bandırmaspor 30 39
12. Boluspor 30 35
13. Adanaspor 30 34
14. Balıkesirspor 30 32
15. Menemenspor 30 31
16. Akhisar Bld.Spor 30 25
17. Ankaraspor 30 23
18. Eskişehirspor 30 8
Takımlar O P
1. Man City 32 74
2. M. United 31 63
3. Leicester City 31 56
4. West Ham 32 55
5. Chelsea 31 54
6. Liverpool 31 52
7. Tottenham 32 50
8. Everton 31 49
9. Arsenal 31 45
10. Leeds United 31 45
11. Aston Villa 30 44
12. Wolverhampton 32 41
13. Crystal Palace 31 38
14. Southampton 31 36
15. Newcastle 32 35
16. Brighton 31 33
17. Burnley 31 33
18. Fulham 32 26
19. West Bromwich 31 24
20. Sheffield United 32 14
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 30 67
2. Real Madrid 30 66
3. Barcelona 30 65
4. Sevilla 30 61
5. Real Sociedad 30 47
6. Real Betis 30 47
7. Villarreal 30 46
8. Granada 30 39
9. Levante 30 38
10. Celta de Vigo 30 37
11. Athletic Bilbao 30 37
12. Cádiz 30 35
13. Valencia 30 34
14. Osasuna 30 34
15. Getafe 30 30
16. Huesca 30 27
17. Real Valladolid 30 27
18. Elche 30 26
19. Deportivo Alaves 30 24
20. Eibar 30 23
Namaz Vakti 18 Nisan 2021
İmsak 04:29
Güneş 06:00
Öğle 12:53
İkindi 16:37
Akşam 19:36
Yatsı 21:01
Günün Karikatürü Tümü