23.02.2021, 15:03

Allah Aşkınıza N’oluyoruz!!!

Siyasetle hiç ilgilenmiyorum. Tek temasım farklı partilerde görev yapan dostlarım ki onlarla da önemli ülke ve dünya gündemini değerlendirmekten öte sıradan siyasî meseleleri asla konuşmayız.

Ancak elbette ideolojik kavrayışlarımız ve gündem değerlendirmelerimiz her birimizi bir yere ait olgusunun zeminini oluşturmaktadır.

Bîtaraf olan bertaraf olur. Muhakkak hepimizin kavrayışları, heybemizi doldurageldiğimiz müktesebatımız var.

Ancak yeknesak bir şekilde bütünüyle bir yerde kendini konumlandırmak ideolojik körlüğün oluşmasına sebep olmaktan öte bir işe yaramaz. Nitekim cezaevindeki teröristin çay davetine yeşil ışık yakanlara tek laf etmeyen/edemeyen ve kendilerini Türk milliyetçisi olarak tanımlayanlar, bu ülkenin Reisicumhuruna ve devlet erkânına olmadık hakaretleri reva görebilmektedirler.

Diğer taraftan iktidar sahiplerine hakikat namına tek bir laf edemeyenler nasıl bir ideolojik körlük yaşadıklarının farkındalar mı?

Mutlak ve hatasız nizam ancak Allah’ın kurduğudur. Kimileri onu bile ne hâle sokmaya çalıştılar, görüyoruz. İnsanların kurduğu hangi nizam -yani ideoloji- olursa olsun nakıstır, eksiktir. Olmalıdır, çünkü insan eksikleri olan bir varlıktır.

Doğrusu dünyayı Batı ideologyası üzerinden hümanist veya ferdiyetçi (bireyselci) değerlendirmem. Kendi öz değerlerimin bana salık verdiği miras üzerinden değerlendiririm. Ama tüm değerlendirmelere saygı duyduğumu da belirtmeliyim.

Hümanizm eleştirisi başlı başına bir husus, bunu yapan ve yapacak çok değerli hocalarımız da var. Ancak Batı hümanizmasının insanı özgürleştirme adına ona tanıdığı sınırsızlıklar; atalarımdan, inancımdan, töremden, değerlerimden ve milletimden öğrendiklerimle örtüşmemektedir. Sosyal medya mecralarında yapılan fütursuzlukları bu mevzuyla ilişkilendiriyorum.

Benim değerlerimde hiç bir düşünce veya davranış sınırları belirlenmemiş bir özgürlüğe sahip değildir ve olamaz. Ayrıca olmamalıdır da...

Doğrusu siyaseti profesyonel meslek olarak yapanların kendi has daireleri içerisine kimseyi girdirmek istememelerini (parti içi muhalefet) ve karşı mahalleye (partiler arası muhalefet) parmak sallamalarını anlayabiliyorum. Zira varlıklarını böyle sürdürüyorlar, yerlerini böyle sağlamlaştırıyorlar.

İyi niyetle veya kötü/haince niyetle asılsız ithamlarla suçla (aşama 1), tezviratı cevap gelmeden önce köpürt (aşama 2) ve cevap gelmesi için pusuya yat (aşama 3). Gördüğüm kadarıyla Türkiye’deki kimi muhalefetin ürettiği siyaset bundan öte değil. Ne yazık ki değil!

Gara operasyonu özelinde bunları söyledim ama siz pek çok olay için bu tespiti dikkate alabilirsiniz.

Gara’da şehadet şerbeti içen yiğitlerimizin haberi ilk düştüğünde -muhtemelen planlı bir şekilde- terör örgütü sempatizanları devletin attığı bombayla yiğitlerimizin vefat ettiği yalanını ortaya sürdüler (aşama 1), öyle köpürttüler ki GARDAŞ bellediklerimiz, devletçi dediklerimiz ve hatta milliyetçi/ulusalcı olduğuna şahitlik ettiklerimiz bile devlet bomba attı demediler ama devleti açıkça suçladılar (aşama 2). Diğerlerinin ettiklerini mevzu bile etmiyorum. Devletimizin iki Bakanı bunu kamuoyuna ve ilgili kişilere tafsilatıyla anlatmak durumunda kaldılar.

Üzülüyorum, çok üzülüyorum. Şehitlerimize mi yanalım, aynı anadan doğduğumuz, aynı ekmeği yediğimiz, aynı suyu içtiğimiz gardaşlarımızın incitici sözlerine mi yanalım?

Çeşitli vesilerle söylüyorum, sıkıysa bir İngiltere vatandaşı, faaliyetlerine son veren/verdirilen İRA’nın geçmişte yaptığı bir eylemi Kraliçesiyle ilişkilendirsin bakalım. Dahasını söyleyeyim sıkıysa birisi Thames nehrinde yüzen Kraliyet kuğulara yan gözle baksın (ironi değildir)... Almanya Şansölyesi herhangi biri tarafından ihanetle veya diktatörlükle itham edilsin, görelim neler olduğunu! Sahi İRA faaliyetlerine neden ve nasıl son verdi biliyor musunuz?

Beyler yapmayın, Allah aşkınıza yapmayın. Batı’nın bize dayattığı ayrılıkları hep birlikte inkâr ve reddetmeliyiz. Yahu şu gün olmuş hâlâ Türk milliyetçisinin kim olduğu üzerine ittifak edememişiz. Türk’ün Cumhuriyetle nevzuhur olduğunu düşünenle ne konuşabiliriz? Mesela hiç bir yerde “İngiliz milliyetçiliği”nin çeşitliliğine, başlangıcına ve farklılıklarına ilişkin bir yazı bulabilir misiniz? Ama bizde öyle bir hâl almış ki aynı köşeyi paylaşanlar bile farklı farklı Türk milliyetçisi tanımı yapabiliyor...

Bakın, Türk sadece bir ırkın ismi değildir. Nerede bir mazlumun elinden tutan varsa o Türk’tür. Nerede haksızlığa dur diyen varsa o Türk’tür. Ben, İslam olmaklığından önce de ahlakıyla temayüz etmiş bir neslin ahfadıyım.
Ve nerede Allah’a gönülden teslim olmuş bir mümin varsa o Türk’tür. Nerede düşenin elinden tutan varsa tartışmasız o da Türk’tür.

Bakın bunları şovenist veya nasyonalist bir anlayışla söylemiyorum. Nitekim öyle birisi asla değilim... Türklüğün tarihi misyonu ona bu vazifeyi yüklemiştir. İspanyadan kaçan Sefarad Yahudileri neden Türklere sığınmıştır? Tahtından olacağını düşünen Fransız Kralı neden Osmanlı Padişahından yardım talep etmiştir? Avrupa’nın göbeğinde tek kelime Türkçe bilmeyen ama kendilerini Türk olarak tanıtan insanlar neden var? Daha düne kadar Batılılar İslamı seçen birine “müslüman oldu” demezlerdi. “Türk oldu” derlerdi. Türk işte budur. Bunun ötesinde ve dışında ne Türk tanımı biliriz ne de kabul ederiz. Türk sadece bir ırk ismi değildir. Türk yaşam biçimidir, Türk ahlaktır, Türk imandır, Türk tarihtir, Türk Anadolu’dur.

Çanakkale savaşında bir Ermeni vatandaşımız ağır yara alır. Komutanına der ki “Komutanım sakın ola ki ben Ermeniyim diye beni gayrimüslim mezarlığına defnetmeyin. Beni beraber çarpıştığım kardeşlerimin arasına defnedin.” Bu vatanperver yiğit Türk değil de nedir? Birinci Cihan harbinde Skyces-Picot çerçevesinde Kürt gardaşıma ayrı bir devlet kurmak vaadinde bulundular. Verdikleri cevap, bugün Kuzey Doğu Suriye ve Kuzey Irak’ta ahlaksızca işler çeviren emperyalistlere ders niteliğindedir. “Bizi bu dünyada Türk gardaşlarımızdan kimse kopartamaz.” Ben bu cevabı veren yiğit oğlu yiğitle kim ne derse desin, aynı anadanım, aynı soydanım, aynı dünyadanım...

Sabah akşam Tayyip Erdoğan sövgüsü etmeyi adeta ibadet belleyen gardaşlarım ne hikmetse birileri “Zamanı geldiğinde Anayasanın ilk dört maddesi de tartışmaya açılır” derken neredeydiler? Bu cümlenin neyi kastettiğini ‘eski düşman, yeni dostlarına’ neden sual edemediler? Doğrusu inanın gerek kalmadı. Çok şükür ki buna cevabı da ‘İslamcı’ diye tepeden baktıkları dindar kesim, Şehit Muhsinimizin gözü pek, imanı pek, Allah’tan gayrısından korkmayan, muhatabının gözbebeğine bakarak hakikati haykıran alperenleri ve hâşâ Türklük amentüsünden çıkmakla itham ettikleri Türkmen Beyimiz verdi. O Türkmen Beyimiz var ya Allah O’na uzun, upuzun ömürler versin. Milletimizin başından eksik etmesin.
Bugün bu ülkenin Reisicumhuruna, devlet büyüklerine ve komuta kademesine olmadık hakaretleri yağdıran gardaşlarım hata içindesiniz. Biz birbirimizi anlamazsak bizi kim anlayacak!!!

Belki de emperyallerin istediği budur. Birbirimizi anlamayalım, kulağımıza üflenen sufleler ve aramıza karışmış hainlerin sözleriyle hep birbirimizi suçlayalım. Ortak paydada buluşamayalım...

Oysa benzerliklerimiz gayrılıklarımızdan çok değil mi? Babam vefat ettiğinde ilk sen gelmedin mi? Oğlunu evlendirdiğinde beni şahit tutmadın mı? Hastaneye yattığımda kanını veren ilk sen olmadın mı? Sığınacak limanım, sırtımı yaslayacağım benliğim sen değil misin?

Allah aşkınıza n’oluyor bize? Nereye kadar ayrılıklarımız düşmanlıklarımız olmaya devam edecek? Nereye kadar devam edecek husumetlerimiz? Toprağın altında iş işten geçtikten sonra neyin pişmanlığını yaşayacağız!!!

Allah için sen olmazsan ben eksiğim, ben olmazsam sen yarımsın... BİZ olmazsak vatan yok, toprak yok, bayrak yok. Birlikte güzeliz. Birlikte diriyiz. Birlikte vatanız. Birlikte toprağız. Birlikte bayrağız. Birlikte TÜRKİYE’yiz. Ve birlikte olursak

Allah’ın izniyle bizi kimseye yıkamaz...

Türkiye Cumhuriyeti Devleti, Türk’ün ve İslamın kıyamete kadar sürecek son kalesidir ve biz bu kaleyi kanımızın son damlasına kadar yedirmeyeceğimize, düşürmeyeceğimize Allah’ın, tarihin, milletin ve tüm kutsal değerlerimizin önünde ant içmişiz...

Ey emperyalistler ve onların kuklaları bilesiniz ki ne yaparsanız yapın bizi gardaşlarımızdan ayıramayacaksınız. Ayrı düşsek de ayrıştıramayacaksınız. Döğüşsek de küstüremeyeceksiniz. Ve yine bilesiniz ki benim kılıma zarar vermeye çalışırsan o eli gardaşım kırar. Gardaşıma dokunmaya cüret edersen kendimi ona siper ederim... Bu arada Türk’ün kim olduğunu öğrenmek istiyorsan atalarına sor!!! Onları bulamazsan tarihine sor!!! Orada da bulamazsan biz sana hatırlatmasını iyi biliriz!!!

"Başaramayacaksınız. Milletimizi bölemeyeceksiniz. Bayrağımızı dindiremeyeceksiniz. Ezanımızı susturamayacaksınız. Vatanımızı parçalayamayacaksınız. Devletimizi yıkamayacaksınız.” Türkiye Cumhuriyeti Reisicumhuru Recep Tayyip Erdoğan...

Bana bunları belleten bir babanın ve böyle bir milletin evladı olduğum için Allah’a hamdolsun. Sonsuz kere hamdolsun...

Bâki selam ederim, efendim...

Not 1: Aziz okur, Fethi ağabeyle başlamıştım ve yine onunla devam ediyorum. O meşhur konuşmasında “söz ve yazı orucu tutuyorum” der Fethi ağabey. “Benim, size, bir mübârek söz gibi arz edeceğim bir husus yok. Her şey söylenmiştir...” Geçmişte, o zamanlar için yakınlık atfettiğim birisinin ricasıyla söz orucumu bozmuştum. Bir hadsizlikle yazı orucumu da bozmuş oldum. Gereksiz olduğuna kanaat getirdiğim an yazı orucuna da başlayacağım...
Not 2: “Türkiye’deki yanlışlık tenkid fikrinden başlıyor. Yanlışlık dost olmamak, fikre dost olmamak... İnsana dost olmak, fikre dost olmak, coğrafyaya dost olmak, tarihe dost olmak, kendi vücûduna dost olmak, komşuya dost olmak, gibi kademe kademe, ama entegre bir bütün içinde bütün dostluklar söylenmeye mecbûrdur. Bütün dostluklar söylenmelidir. Ama fikre dost olmak, İslâm’da tenkidi mümkün kılmıyor. Tenkid İslam’da yok...” (Fethi Gemuhluoğlu, Dostluk Üzerine isimli muhabbetinden alınmıştır.)
Not 3:Kendimi mecbur hissetmedikçe siyasî içerikli yazılar yazmayı düşünmüyorum.
Not 4: Bu yazı asla hamasetle yazılmamıştır. İnançla yazılmıştır. Ayrıca bazı konularda insanların birbirini ikna edemeyeceklerini öğrendim ama birbirimize saygı duyabiliriz. İnanın zor değil… Başarabiliriz…
Not 5: Yazımı sonuna kadar okuma nezaketi gösterdiğiniz için müteşekkirim.

Yorumlar (1)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
Emrullah EREN 2 gün önce
Yüreğinize dilinize sağlıkhocam
Günün Anketi Tümü
Bugün seçim olsa kime oy verirsiniz?
Bugün seçim olsa kime oy verirsiniz?
1
açık
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Galatasaray 26 57
2. Beşiktaş 25 54
3. Fenerbahçe 25 51
4. Trabzonspor 25 48
5. Hatayspor 26 45
6. Alanyaspor 26 42
7. Gaziantep FK 26 40
8. Karagümrük 26 40
9. Antalyaspor 26 34
10. Göztepe 25 32
11. Sivasspor 25 32
12. Konyaspor 25 31
13. Malatyaspor 26 31
14. Kasımpaşa 25 29
15. Rizespor 26 28
16. Kayserispor 25 25
17. Başakşehir 26 25
18. Erzurumspor 26 25
19. Denizlispor 26 21
20. Gençlerbirliği 25 21
21. Ankaragücü 25 20
Takımlar O P
1. Giresunspor 23 53
2. Samsunspor 23 49
3. Altınordu 24 44
4. İstanbulspor 23 43
5. Adana Demirspor 24 42
6. Ankara Keçiörengücü 23 38
7. Altay 23 38
8. Tuzlaspor 23 38
9. Bursaspor 23 31
10. Bandırmaspor 24 31
11. Ümraniye 24 31
12. Adanaspor 23 26
13. Menemenspor 23 26
14. Balıkesirspor 23 24
15. Boluspor 23 23
16. Akhisar Bld.Spor 23 19
17. Ankaraspor 23 14
18. Eskişehirspor 23 7
Takımlar O P
1. Man City 26 62
2. M. United 25 49
3. Leicester City 25 49
4. West Ham 26 45
5. Chelsea 25 43
6. Liverpool 25 40
7. Everton 24 40
8. Aston Villa 24 39
9. Tottenham 24 36
10. Leeds United 26 35
11. Arsenal 25 34
12. Wolverhampton 26 34
13. Crystal Palace 25 32
14. Southampton 25 30
15. Burnley 25 28
16. Brighton 26 26
17. Newcastle 26 26
18. Fulham 25 22
19. West Bromwich 26 17
20. Sheffield United 25 11
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 23 55
2. Barcelona 25 53
3. Real Madrid 24 52
4. Sevilla 24 48
5. Real Sociedad 24 41
6. Villarreal 24 37
7. Real Betis 24 36
8. Levante 25 32
9. Athletic Bilbao 24 30
10. Granada 24 30
11. Celta de Vigo 24 29
12. Osasuna 25 28
13. Getafe 25 27
14. Valencia 25 27
15. Cádiz 24 25
16. Eibar 25 22
17. Deportivo Alaves 25 22
18. Real Valladolid 24 21
19. Elche 23 21
20. Huesca 25 20
Namaz Vakti 28 Şubat 2021
İmsak 05:54
Güneş 07:17
Öğle 13:06
İkindi 16:13
Akşam 18:46
Yatsı 20:03